Kayıtlar

Şubat, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İşgal Yıllarından Havadisler

Resim
Künye: Hadisat, No: 30, 12 Safer 1337, 17 Teşrinisani 1334, 17 Kasım 1918, s. 2. Beyoğlu Ahvali Dün pazar olmak münasebetiyle Beyoğlu’nda kâin bütün mebânî-i ecnebiye, İtilaf Devletleri bandıraları ile donatılmış ve akşamüzeri sokaklardaki cûş u hurûş, tramvayların âmed ü şoduna mâni olacak dereceyi bulmuştur. Rumlardan müteşekkil bir zümre yine Fransız Kulübü’nün önüne toplanarak piyade kaldırımlarını işgal etmişlerdir. Caddeden geçmekte olan beş süngülü İngiliz neferinin arkalarına takılan esafil güruhu bağırıp çağırmak istemişlerse de zabıta tarafından men edilmiştir. Türkler ve kadr ü haysiyet sahibi zevât-ı sâire katiyen vakar ve sükûnetlerine halel getirmeyerek bu ahvale karşı büyük bir ciddiyet ile hareket etmişlerdir. Hasta Fransız Askerleri Dün şehrimize gelen Fransız askerlerinden hasta bulunanlar, bugün vapurlardan çıkarılarak Osmanlı otomobilleriyle Taşkışla’ya nakledilmişlerdir. Rum Muhacirleri Tehcir edilen Rumların memleketlerine geri gönderilmesi meselesinde memurîn-i m...

Niyazi Bey Dağa Çıkmış!

Resim
  Künye: Alemdar, No:19/126, Şuûn-ı Rûz-Merre: Niyazi Bey Dağa Çıkmış!, 17 Ramazan 1330/17 Ağustos 1328/30 Ağustos 1912, s. 2. Şuûn-ı Rûz-Merre Niyazi Bey Dağa Çıkmış! Geçen gün yine bu sütunlarda Niyazi Bey'in dağa çıkması hadisesini tafsilen yazmış idik. Bu sefer Manastır şehrinden avdet eden bir zat ile görüştük. Mülakatı aynen derç ediyoruz: — Niyazi Bey'in ilân-ı hürriyet'ten sonra iddihar eylediği servet-i cesime hakkında birçok rivayetler devran ediyor. Bu babda lütfen tafsilat verir misiniz? — Niyazi Bey vaktiyle gayet fakir bir adamdı. Pederi fakir bir çömlekçi idi. Kulübe gibi ufak ve harap bir evde oturuyorlardı. İlân-ı hürriyet'ten sonra öyle bir saray yaptırdı ki buna saray kelimesi bile az gelir. Size bir fikir verebilmek için şu kadar söyleyeyim: Bu, derebeylik zamanındaki şatolara benzer; yedi sekiz bin liraya da çıkmaz. Bundan maada gasbı suretiyle alınan birçok tarlalar da vardır. — Bunları ne suretle gasb ediyor? — Gayet kolay bir surette. Mesel...

Sivas Mebusu Edhem Efendi'nin Cenazesi/ İrtihal Havadisleri 5.

Resim
  Künye:   Alemdar, No: 4, Edhem Efendi'nin Cenazesi, 21 Recep 1339/31 Mart 1337/31 Mart 1921, s. 3.       Sivas mebus-ı sabıkı merhum Edhem Efendi’nin cenazesi yarın (bugün) ba‘de’z-zeval saat birde Etfal Hastanesi’nden kaldırılacağından, rüfekâ-yı mesaisinin ve bilumum Sivas ve mülhakatı ahalisinden olup da Dersaadet’te bulunanların hazır bulunması, merhuma son bir eser-i hürmet olmak üzere arz eylerim.  Sivaslı Hacı Behçet.

Yıldız Demiriz, Sıradan Bir Aile: Abdülhamit Döneminden Günümüze Sıradan Bir Ailenin Öyküsü.

Resim
      Neolitik Çağ'dan bu yana kaç milyar insan doğmuş ve ölmüştür? Dönemsel koşulların farklı olması hasebiyle benzer tecrübeler yaşayamasak da benzer sevinçleri, özlemleri yahut kaygıları paylaşmışızdır. Dünden bugüne insanın iki özelliği duraksamadan günümüze kadar geldi. İlki insanın her türlü gelişimini tetikleyen merak duygusunun getirdiği kazanımlar; ikincisi, geleceğe miras bırakabilmek, mevcudiyetimizin hülasasını sonraki kuşaklara intikal ettirme arzusudur. Bu temayül, bazı insanlarda hayat hikâyelerini anlatma suretinde zuhur eder.        Hatıratların yazılmasında çeşitli amaçlar vardır. Bilhassa devlet adamları, tarihe yön vermiş kişiler, olayları kendi nazarından nakletmek isterler. Kimileri başarılarını olduğundan fazla göstermeye çalışır, kimileri yazdıklarını belgelere dayandırır, kimileri ise iç dünyasındaki bütün olumlu ve olumsuz duygularını anlatarak objektif olmak arzusundadır. Nihayetinde bu tür eserler her zaman sübjektif bakışı...

İttihatçı Burdur Mebusu Seyyid Haşim Bey'in Vefatı /İrtihal Havadisleri 4.

Resim
[Seyyid Haşim Bey, bk. İkdam]     Seyyid Haşim Bey'in Naaşı      Berâ-yı tedavi İsviçre'de iken irtihali vuku bulan İttihat ve Terakki İstanbul Heyet-i Merkeziyesi azasından Burdur Mebusu Seyyid Haşim Bey'in naaşı Dersaadet'e getirilmiş ve bugün Beylerbeyi Camii-i Şerifi'nde salât-ı zuhrî müteakip cenaze namazı ba'de-l edâ, o civardaki Bedevi Dergâh-ı Şerifi hazîresinde defni mukarrer bulunmuştur. Cenazede hazır bulunacak zevatı nakl için Şirket-i Hayriye'nin 65 numaralı vapuru bugün saat on birde Sirkeci Rıhtımı'ndan hareket edeceğinden, ihvan-ı kirâm ile merhum hakkında hüsn-ü hürmet ve muhabbetperverde eden zevat-ı kirâmın merasim-i tedfiniyyede hazır bulunmaları rica olunur.  İstanbul Katib-i Mesulü Kemal Künye:    Vakit, No: 15, Seyyid Haşim Bey'in Naaşı, 19 Muharrem 1336/5 Teşrinisani 1333/ 4 Kasım 1917, s.2. Seyyid Haşim Bey'in İrtihali Münasebetiyle      Cenazesinin İsviçre'den şehrimize nakl eylediğini evvelce yazdığımız Se...

Tarihi Bir Muhakeme: Yıldız Yağması.

Resim
  Künye: Dersaadet, No 78, Tarihi Bir Muhakeme: Yıldız Yağması, 1 Teşrinievvel 1336/17 Muharrem 1339/1 Ekim 1920, s.1. Yıldız Saray-ı Hümayûnunda ika' edilen yağma cürmünden dolayı maznunen mevkuf bulunan Ayan azasından Ferik Hüsnü Paşa ibn Şahin ve esbak Harbiye Nazırı Ferik Şevket Turgut Paşa ibn Mehmed Nuri ve Hudeyde mebus-ı sabıkı Topçu Ferikliğinden mütekait Hasan Rıza Paşa ibn Mehmed Nail ve açıkta Ferik Galip Paşa ibn Osman ve Erkân-ı Harbiye Miralaylığından mütekait Aziz Samih ibn Şaban ve sabık İkinci Divan-ı Harb-i Örfi azasından Süvari Miralayı Cevdet Bey ibn Fevzi ve İstihkâm Binbaşılığından mütekait Priştineli Hamdi Bey ibn Emin ve  Tabib Kaimimakamlığından mütekait Muhyiddin Bey ibn Nuri ve Unkapanı'nda Mün'akid Hesabat-ı Atika Teftiş Komisyonu Reisi Kaimimakam Ali Bey ibn Saadettin ve Bolu Mebus-ı Esbakı Habib Bey ibn Ahmed Hamdi ve gayr-ı mevkuf bulunan esbak Şehremini İbradılı Tevfik Bey bin Hilmi ve sabık Şehremaneti muavini Atinalı Sezai Bey ibn Hüseyin ...

Ayaz İshaki - Üyge Taba (Eve Doğru) Romanına Kısa Bir Bakış

Resim
    Çarlık emperyalizminin Türkistan'da başlattığı "yok ol ya da asimile ol" politikası, bölgede müşterek kültürel değerlerle yaşayan Türk, Tatar ve Moğol uluslarının, tarihsel ve kültürel hafızalarını tehdit eden bir süreci başlatmıştır.  Mezkûr uluslar, silahlı mücadeleden sonraki süreçte hafızalarını koruma biçimi olarak İslâmiyet'e daha çok sarılmıştır. Milliyetçilik fikri, Osmanlı Türkleri arasında olduğu gibi, Türkistan  coğrafyasında geniş bir sahada etkisini hissettirmiştir. Hatta Panturanizm fikri de Türkistan coğrafyasında yetişen entelijansiya aracılığıyla Türkiye Türklerine taşınmıştır. Ayaz İshaki de bu düşünürlerden biridir.  Ayaz İshaki, Üyge Taba romanının ön sözünde, eserini I. Dünya Harbi'nde Rus askeri sıfatıyla Almanlara esir düşen, daha sonra soydaşları olan Türklerin safında savaşmaya ikna edilerek şehit olan Türkistan gençlerine atfettiğini belirtmiştir. Başkahramanımız Miralay Demir Ali Bey, Türk ordusuna karşı savaşan bir Rus alayını ida...

Keçecizâde Fuad Paşa'nın Torunu Keçecizâde Reşad Fuad'ın İrtihali / İrtihal Havadisleri 3.

Resim
Künye:  Alemdar, No: 76, Müessir Bir İrtihal, 13 Haziran 1921 / 1337 s. 2.  Müessir Bir İrtiha      Sadr-ı esbak merhum Keçecizâde Fuad Paşa hafidi, Şûrâ-yı Devlet aza-yı sabıkasından Reşad Fuad Bey irtihal-i dâr-ı bekâ eylemiştir. Cenazesi bugün saat yarımda Çağaloğlu’nda kâin konağından kaldırılarak Bayezid Camii Şerifi’nde namazı ba'de-l edâ Yenikapı Mevlevîhanesi’ndeki aile makberesine defnedilecektir. Reşad Fuad Bey merhum, memleketimizin kıymettar ailelerinden birine mensup olup Fransa’da ikmal-i tahsil etmiş, zarif, halûk, malumatlı ve Osmanlı cemiyetinin pek nadir şahsiyetlerinden biri idi. Müşarünileyhin vefatıyla memleket telafisi gayr-ı kabil bir boşluk içinde kalmıştır. Kendileri âsâr-ı atîka ve nefîse meraklısı olup Osmanlı medeniyetine vukufu ve merakı hasebiyle merhum, eski eserlerin en güzellerini toplamış ve saklamış yegâne koleksiyon sahibi bir zat idi. İstanbul Muhabirler Cemiyeti’nin müessislerinden olduğu gibi Fransa’da ikmal-i tahsil edenle...

Hacı Şükrü Efendi'nin Vefatı / İrtihal Havadisleri 2.

Resim
         Hadisat, No: 14, İrtihal,  2 Teşrinisani 1334/Kasım 1918, s. 2.       Alay Müftülüğünden mütekait, Medrese-i Süleymaniye ve Medresetü'l-Vâizin medreselerinden ve ulemâ-yı benâm fuzalâ-yı zevi'l- ihtiramdan Hacı Şükrü Efendi Hazretleri irtihâl-i dâr-ı bekâ eylemiştir. Cenazesi bugün Süleymaniye'de, Aişe Kadın Hamamı ittisalindeki hanesinden öğle vakti kaldırılarak Süleymaniye Camii Şerifi'nde namazı ba'de-l eda camii şerif mezkur hazîresinde defnedilecektir. 

Ölümü Arayan Şair: Ziya Osman Saba - Cümlemiz (Bütün Şiirleri)

Resim
            Ziya Osman Saba, şiirlerinde çocukluk ve geçmiş özlemi, aile ve ölüm temalarını sıklıkla kullanmıştır. Saba'ya göre ölüm, yaşamın nihayete erdiği bir mesken değil — yeni bir dünyaya açılan bir kapıdır.  En güzel, en bahtiyar, en aydınlık, en temiz Ümitler içindeyim, çok şükür öleceğiz. Bu mısralarda görüldüğü üzere şair, ölümü bir son değil, şükredilecek bir olgu gibi zikretmektedir. Şunu da belirtmeliyiz ki Ziya Osman Saba, ölümü büyük bir ustalıkla şiirlerinde işlemektedir. Şairin bu ustalığının temelinde, ölüm gerçeğinin sevdiklerine de uğramış olmasıdır. Kuyular başlıklı şiirinde şöyle demektedir:  Artık bütün insanlar bana yabancı, ırak, Ölüleri kendime ne yakın duyuyorum! Onlar beni anıyor: oğlum! Kardeşim, yavrum. Onların seslerini emmiş susuyor toprak. Bu geniş sessizliğin içinde çıldırarak, Bir geniş mezarlığı her gece bekliyorum. Ben, ben ölmüşlerimi kaldırmak istiyorum En derin kuyuların içine haykırarak.   ...