Trakya Umumi Müfettişi İbrahim Tali Ethem Öngören'in Trakya Yahudileri Raporu: Trakya'daki Yahudiler Ulusal Ekonomimizi Tahrik Ediyor
"Trakya'da Türk hayatı, Türk iktisadiyatı, Türk cemiyeti, Türk rejim ve inkılâbı için muhakkak gizli bir tehlike halinde yaşayan ve bir ihtimal olarak da işçi kulüpleriyle memlekette komünizmin çekirdeğini kurmak isteyen (Yahudi) meselelerini artık en cezrî [esaslı] bir surette halletmek Türk Trakya'ya nefes vermek için katî bir zarurettir [zorunluluktur]."
1934 Trakya Olayları neticesinde Bakanlar Kurulu'nun 19 Şubat 1934 tarihli toplantısında Müfettişlik merkezi Edirne olmak üzere Trakya'da bir Umumi Müfettişlik kurulması kararlaştırılmıştır. Umumi Müfettişliğin riyasetine İstanbul mebusu İbrahim Tali Ethem Bey, 18 Mart 1934 tarih ve 2/303 sayılı kararname ile atanmıştır (Aydoğan, 2018: 880-881). İbrahim Tali Ethem Bey, Umumi Müfettişliği ziyaretlerinde pek çok rapor yazmıştır. Bu raporlardan biri de Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi'nin 10.07.2025 tarihinde gizliliğini kaldırdığı rapordur.
İbrahim Tali Ethem Öngören'in 16 Mayıs 1935 tarihli raporunda, Trakya'da mukim Yahudilerin karakteristik özellikleri şu şekilde ifade edilmiştir:
"Trakya (Yahudisi) göze batacak kadar ahlakı fesat ve karaktersizlik içindedir! Muzurdur. Son asırda diger muhtelif kanlarla mütemadi ihtilât neticesinde zahiri bir istifaya uğrayarak Yahudiliğin bünyevi esas karakterini tamamen denecek derecede kaybetmesine rağmen (Yahudi)liğin yılışık, hilekår, zamirini gizler, kuvveti daima alkışlar, altına tapar, yurt sevgisini koğar, karakterini olduğu gibi muhafaza etmiş ve hatta bu sahada beşeriyete iztirap verecek kadar zararlı bir şekilde yeni inkişaflara da mazhar olmuştur. Yahudi terbiyesinde şeref ve haysiyetin yeri yoktur. Trakya (Yahudi) si harplerin Türk unsuru üzerinde yaptığı tahripkar tesirleri üzerinde yükselmiş, zenginleşmiş ve kuvvet bulmuştur (BCA, 110-735-6:2)."
Raporda değinilen bir diğer önemli husus, Türk milleti savaş hâlindeyken yahut bulunduğu yeri terk ettiğinde, kendisine ait değerli gayrimenkullerin Yahudilerin eline geçmesi ve bu yolda elde edilen servetin Türk milletine karşı bir silah olarak kullanılmasıdır.
Öngören raporunda iş üzerinde dönen sermayenin dörtte üçü bu unsurdur diyerek Trakya'da Yahudilerin hakim olduğu iş kollarını sırasıyla açıklamıştır: Toptancılık, zahire yapağı, koza, peynircilik, bezaziye, petrol ve benzin acenteliği, züccaciye, alel'umum komisyonculuk, üzüm mıntıkalarında şarapçılık, kısmen fabrikatörlük, bazı yerlerde arabacılık, dıvarcılık, boyacılık. Askerî ve Jandarma ile bütün maarif müesseselerinin müteahhitleri de çoğunlukla Yahudidir. Özgören, bu hususta Edirne Valisi ile yaptığı görüşmede, Kohen BF. adındaki müteahhitin hesabına, 1933 malî yılı içinde 700 bin lira ödeme emri imzalandığını öğrenmiştir (BCA, 110-735-6:3-4). Bu sektörlerde iş yapan Yahudi tüccarların fiyatlar üzerinde de keyfi davranışlar sergilediği ifade edilmiştir. Özgören'e göre, bir Türk işletmecisi, Yahudi tüccarın karşısında tutunamamaktadır. Bunun nedeni, Yahudi tüccarların Türk işletmelerine karşı birleşerek fiyatları yükseltmesidir. Bu mücadeleden doğan zararı Yahudiler kendi arasında karşılarken Türk tacir ise zararını şahsi gayretiyle gidermeye çalışmakta yahut iflas etmektedir. Mezkûr raporda nazar-ı dikkati celp eden diğer bir mesele, Yahudilerin Türk köylüsü üzerindeki nüfuzudur:
Köylü malını tercihen Yahudi'ye verir. Çünkü Yahudi, köylüye sıkıntılı gününde emtia ve para verir. Bu suretle daha idrak edilmeden köylünün malını satın almış olur. Kalbine hakim olur. Köylü daima Yahudi'nin hileleri altında ezgindir. Köylü pazara gelirken on yolda önleyen, kandıran, yok pahasına malını elinden alan bu suretle pazar fiyatları üzerinde oynayan Yahudi'dir (BCA, 110-735-6: 3).
Trakya Yahudilerinin bürokrasiyle de ilişkileri fevkalade bir düzeydedir. Bu ilişkinin odak noktası karşılıklı çıkar anlayışıdır. Yahudiler, bürokrasideki işlerinin müşkülat olmadan halledilebilmesi için memurlara alışverişte kolaylık göstermekte, değerinden ucuza mal satmakta ve borç dahi verseler, işleri bitinceye kadar ödeme hususunda müsaade etmektedirler. Ayrıca memurların hususi zevklerine nazaran eğlenceler tertip etmek, poker vesaire gibi oyunlarla memurlara para kazandırmışlardır. Özgören, Yahudilerin Cumhuriyet ve inkılâba bağlılıklarını gayrı ahlâki saiklerle olduğunu zikretmiştir. Ona göre görünüşte rejim ve inkılâp verimlerini benimsemişlerdir. Altı Ok ilkelerinin her birini kendi menfaatlerine kullanmakla beraber, alkışlama fırsatını hiçbir zaman ihmal etmemektedirler. Yalnızca "Milliyetçilik" ve "Devletçilik" anlayışına karşıdırlar ve bu umdelerin tadili için bütün imkanlarını seferber etmişlerdir. Yahudilerin kurdukları teşkilat şu şekildedir:
1 - Yahudi mensupları mahfili "G[C]ercle İsrailite"
2- Uhuvvet Kulübü
3- İşçiler Kulübü
4- Yahudiler arasındaki ihtilafları halleden mahfil
5- Yahudiliğin hükûmete karşı temsili = Resmî esasa dayanmayan hususî mahiyette
6- Düşkünlere Yardım Cemiyeti
7- Fakirleri Himaye Teşekkülü
8- Küçük ikraz sandığı (BCA, 110-735-6: 5).
Yahudi mensupları mahfili G[C]ercle İsrailite, en yüksek tabakanın, yahudiliğe vazife, direktif ve hedef veren icra heyeti şeklinde örgütlenmiştir. Uhuvvet Kulübü, orta sınıf Yahudi gençlerin hiziplendiği bir kulüptür. İşçiler Kulübü de Yahudi işçilerinin sözleşmelerinin müzakere edildiği meclistir. Uhuvvet Kulubü ile İşçiler Kulübü, direktiflerini Gercle İsrailite'den almaktadır. Yahudiler arasındaki ihtilafları halleden meclis, yahudiliğin adalet müessesesi halindedir. Yahudiler arasındaki bütün ihtilaflar bu mecliste çözülmektedir. Düşkünlere Yardım Cemiyeti, yoksul talebelerin temel ihtiyaçlarını karşılayarak eğitimlerine devam etmelerine yardımcı olur. Ayrıca kimsesiz hastalara bakar ve ihtiyaç hâlinde ilaç temin eder. Fakirlere Himaye Teşekkülü, fakirlere haftadan haftaya nafaka dağıtır. Bu sayede Yahudiler arasında dilenciliğe müsaade edilmez. Küçük İkraz Sandığı'ndan ise paraya ihtiyacı olan Yahudilere muayyen miktarda borç para verilir. Mezkûr oluşumların temel kuralı, Yahudi'den başka kimsenin alınmamasıdır (BCA, 110-735-6: 5-6).
Yahudilerin teşkilâtlanmasının nedeninin, Türk inkılâbının karşısında ulusal ve dinî birlikteliğini muhafaza ve müdafaa etmek olduğu aşikardır. Özgören, Trakya Yahudilerinin maksadının Trakya'yı Filistin'e eş yapma davası olduğu tespitinde bulunmuştur. Bunun dışında Trakya Yahudileri, bir gün Trakya'nın Bulgarlar tarafından işgal edileceğini düşünmektedir. Bu fikir esasına muvafık olarak Yahudiler muhtelif girişimlerde bulunmuştur. Örneğin pancar sahasında Yahudiler tarafından yayılan propaganda Bulgarlar Türkiye'den kilosu üç kuruşa pancar almak istiyor fakat hükûmet buna müsaade etmiyor şeklindedir. Buna ek olarak Yahudiler,Alpullu Şeker Fabrikası aleyhine de faaliyetler yürütmektedir. Umumi Müfettiş Öngören raporunu, Bu suretle Türk sermayesini emniyetsizlik hisleri altında hareketsiz bırakara meydanı kendi sermayeleri için boş bulundurmağa ve bir taraftan da Bulgarlığa hizmet etmiye çalışmaktadırlar. Yahudi meselesini bu kadar kısa bahsetmekten maksat hudut sekenesinin bu unsurun menfi propagandası altında bulunduğunu ve vasıtalarını tesbit içindir, sözleriyle tamamlamıştır (BCA, 110-735-6: 8-10).
Kaynakça: BCA, 30-10-0-0, 110-735-6, 1935.
AYDOĞAN, E., Yeni Belgeler Işığında 1934 Trakya Yahudi Olayları, Belgi Dergisi, C.2, S.16, Pamukkale Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Araştırma ve Uygulaam Merkezi Yayınları, Yaz 2018/II, ss. 878-894.

Yorumlar
Yorum Gönder